Bu yazı, ChatGPT ile Master Prompt, Claude ile WordPress videosunun altına gelen dokuz maddelik bir izleyici yorumundan doğan yazı dizisinin bir parçası. Yorumdaki her soruyu ayrı bir yazıda, kısa ve uygulanabilir biçimde cevaplıyorum.
Şimdi değil ama 2-3 yıl sonra tüm WordPress siteleri aynı içerik ya da aynı mantık olacak, özgün içerik az olacak. On tane yan yana döner dükkânı, hepsi aynı, hepsinde sadece döner. Hangisine gidersin? Nasıl öne çıkılacak? Bilgisi olan mı, parası olan mı, yoksa bu işlere bot girecek mi?
Yorumdaki döner dükkânı benzetmesi o kadar iyi ki cevabı da onun üzerinden vereyim. Çünkü on aynı dükkân sorunu yeni değil; yapay zekâ onu icat etmedi, sadece hızlandırdı.
Evet, tasarım farkı kapanacak
Bunu kabul edelim. Hazır şablonlar zaten siteleri birbirine benzetmişti; yapay zekâ bunu daha ucuz ve daha hızlı yapıyor. İki yıl sonra “güzel görünen site” kimseyi şaşırtmayacak, çünkü herkesin sitesi güzel görünecek. Tasarımla öne çıkma dönemi bitiyor. Ama bu bir kayıp değil, çünkü tasarım hiçbir zaman gerçek fark değildi.
On döner dükkânından birine neden gidersiniz?
Tabelası güzel diye değil. Ustası eti nasıl kestiğini bildiği için, ekmeği taze olduğu için, tezgâhın arkasındaki adam sizi tanıdığı için. Yani işini bilen kişinin bilgisi ve müşterisiyle ilişkisi için. Sitede de fark tam olarak buradan çıkıyor: işini gerçekten bilen kişinin kendi bilgisini, kendi fotoğraflarını, müşterilerinin gerçekten sorduğu soruları içeriğe dökmesi. Yapay zekâ bunu üretemez, çünkü o bilgi onda yok; sizde var.
Özgün içerik azalacak mı?
Ortalama içerik çoğalacak, evet. “Kaliteli hizmet, uygun fiyat, müşteri memnuniyeti” diye yazan sitelerin sayısı katlanacak. Ama bu, özgün içeriğin değerini düşürmez; artırır. Herkes aynı şeyi söylerken “biz döneri şu köyün etinden yapıyoruz, işte kasabımız” diyen dükkân öne çıkar. Yapay zekâ bu içeriği yazmanıza yardım eder; ama ham maddeyi siz vermek zorundasınız. Ham maddesi olmayan siteler birbirine benzeyecek, olanlar benzemeyecek.
Bilgisi olan mı, parası olan mı?
Bu, işin en umut verici tarafı. Yapay zekâ öncesinde iyi site parası olanın işiydi: ajans, tasarımcı, yazılımcı. Şimdi iyi site bilgisi olanın işi oluyor, çünkü uygulamanın maliyeti sıfıra yaklaşıyor ve geriye sadece “ne söyleyeceğini bilmek” kalıyor. Parası olan da bilgisi olanı kiralayacak, ama bilgisi olan artık aracıya muhtaç değil. Bu kanalın hedef kitlesi tam olarak bu: kendi işini bilen, siteyi kendi yapmak isteyen insanlar.
Botlar bu işe girecek mi?
Girecek; bir kısmı girdi bile. Ama bot, bilgisi olanın elinde çok daha güçlü. Kendi işini bilmeyen birinin botu ortalama site üretir; işini bilenin botu, o bilgiyi hızla ve düzgün biçimde siteye taşır. Yani soru “bot mu, insan mı” değil; “botu kim yönetiyor.” Bu seride öğrettiğim mind map ve prompt becerisi tam olarak o yönetme becerisi.
Pratikte öne çıkmak için
- Müşterilerinizin size gerçekten sorduğu on soruyu yazın; her birini sitede kendi cümlelerinizle cevaplayın.
- Kendi fotoğraflarınızı kullanın: dükkân, atölye, ekip, ürün. Stok fotoğraf herkeste var.
- Bir konuda bölgenizin en iyi kaynağı olun; her konuda ortalama olmaktan iyidir.
- Yapay zekâya “güzel yaz” değil, “benim şu bilgimi düzgün yaz” deyin.
- Siteyi bitince bırakmayın; ayda bir gerçek bir müşteri hikâyesi ekleyin.
Özet
Tasarımlar aynılaşacak, bilgi aynılaşmayacak. On döner dükkânı arasından seçilen, tabelası en parlak olan değil, ustası en iyi olandır. Yapay zekâ tabelayı herkese verdi; ustalık hâlâ sizde.
Kapanış
Sorunun geçtiği videoyu buradan izleyebilirsiniz; serinin tüm dersleri, prompt dosyaları ve adım adım notlar fbsoftwaresolutions.com.tr/learn/ adresinde. Sorunuz varsa yazının altına yazın; her yorumu okuyorum ve cevaplıyorum.




